27 Ağustos 2013 Salı

Çocuklar Duymasın Dizisinin Fenomen Psikologu: A.Nejat Birecik


Bir söyleşimizi de Hatay İskenderun’lu hemşehrim oyuncu Nejat Birecik ile yaptık. O birçoğumuzun hayatına Çocuklar Duymasındaki Psikolog Sinan rolüyle girdi. Şuanda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği’ni yapan Birecik’le oyunculuğa adım attığı günden bugün yaşadıklarına kadar birçok konuyu konuştuk. Tiyatro sahnesinde kalp krizi geçirmesine rağmen sahnesini bırakmayarak peşpeşe iki oyun oynayan başarılı oyuncudan hocası Yıldız Kenter’i de dinledik. Yaptığı işin zorluklarına rağmen ailesini asla ihmal etmediğini vurgulayan usta oyuncu Nejat Birecik, bakın daha başka neler söyledi.


Konservatuar kazanmadan önce neler yapıyordunuz? Lisedeyken aklınızda böyle bir gelecek çizmek var mıydı?
Konservatuardan önce okuduğum lisenin tiyatro kulübündeydim. Orada sevdalandım tiyatroya. Küçük küçük denemeler yaptım. Kayda değer şeyler değildi. Her şey 1984 yılında İ.Ü Devlet Konservatuarını kazanmamla başladı. Lisede aklımda olan şeyi takip ettim. Sadece tiyatro okumak istiyordum. Aklımda başka bir şey hiç olmadı. Alaylı değil okullu olmak istedim. Kazanmak için çok çalıştım. 

Aileniz tiyatrocu olmak istemenizi nasıl karşıladı?

Ailem önce çok mırın kırın etti. Kazandığımı öğrenince rahmetli babam bundan sonra bize övünmek düşer diyerek destek oldu. Kazandıktan sonra ailemin desteğini almaya başladım.

Yıldız Kenter, Haldun Dormen gibi tiyatrocuların öğrencisi olmak ve bu isimlerle çalışmak nasıl bir duyguydu?
Bu hocaların öğrencisi olmak çok önemliydi. Bu isimler tiyatro tarihine geçmiş insanlardır. Çok seviyeli iyi bir eğitim aldım. Bu isimlerin son öğrencilerindendim. Yeni nesil öğrenciler öyle hocalar bulamaz. Yıldız Hoca özellikle, -ki şuan fiilen hocalık yapmıyor- gittikten sonra derin bir boşluk olacak. Yıldız Hoca çok disiplinli ve bir tahta parçasını bile oyuncu yapabilecek bir insandı. Sıkı disiplini yüzünden saçlarım döküldü ama övünerek onun öğrencisi olduğumu söylüyorum. Çünkü çok iyi bir eğitim verdi bize. Bizi resmen hayata hazırladı. O zamanlar bunları anlayamıyordum tabi. Yıldız Hoca diğerlerine göre daha sert bir hocaydı. Bizi çok zorladı. Bazen bir esir kampında gibi hissettim. Çok duygusal biriydim çünkü.

Yıldız Kenter hayatınızda bu kadar büyük bir rol üstlenmiş. Onunla ilgili bir anınızı anlatır mısınız?

Bu sürecin sonunda bir filmde Yıldız Hocanın oğlunu oynadım. “Güle Güle” filminde Sabaha karşı çekim arasında, “Hocam neden bana bu kadar çektirdiniz? Daha hafif olamaz mıydı?” dedim. Verdiği cevap çok anlamlıydı: “Evladım benim elimde bir ip vardı ipin ucunda siz vardınız ben arada bir bu ipi çok hızlı çekerdim ipin ucundakiler dizinin üstüne çöküp ipi bırakırlardı sen bırakmayanlardansın ve bana bu soruyu sorabiliyorsun.” Dedi.

Hiç pişmanlık duydunuz mu tiyatroyu seçtiğinize? Mesleğinizin zorlukları neler?

Mesleğin zorluğu konusunda hep içlenirim. Yakınını kaybettiğinde sahneye çıkmak zorundasındır. Ne olursa olsun sahnede olman gerekir. Bunlara içlenirim. Herkes mışıl mışıl uyurken sen her şeye rağmen sahnedesindir. Çocuğum doğdu ben sahnedeydim mesela. Bir başka meslekte evet sabaha kadar nöbet tutarsın ama bir gün sonra evinde oturursun bizde öyle değildir. Ekonomik olarak tiyatrodan bahsedersek öyle kolay bir iş değil Türkiye’de. Çünkü bir sektör değil. Hayıflandığım çok olmuştur. İnsani kaygılarınıza rağmen oyunu iptal etme şansınız yoktur.

Bir baba olarak, özel hayatınız ve mesleğinizi dengelemekte zorluk yaşadınız mı?

Ben hiç zorluk çekmedim bu konuda. Ben işim yoksa evdeyimdir. Ailem ve çocuğumla ilgilenirim. Bu konuda istisnam yoktur. Denge derdim de yoktur. İş yoksa ailemle evimizdeyimdir veya ailemle bir yerlere giderim. Dengelemekte zorluğum olmaz. Arkadaş çevrem sektörden değil daha farklı yerlerden bu yüzden bir denge derdim yoktur.

Kuliste veya oyun esnasında yaşadığınız ve unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız bizimle?
2008 yılında oyun oynuyordum. Son oyunlardı. Ailemin de seyrettiği bir oyunda sahnede kalp krizi geçirdiğimi anladım. Arkam dönükken arkadaşlarımla paylaştım. Arkadaşlarım inanamadı. İki oyun arası insanlardan kaçtım. Kalp krizi geçiriyorum diyorum Perihan Savaş bana “Sen kalbinin yerini bilmiyorsun” gibi bir tepki verdi. Şiddetli bir kalp krizi geçirmişim. Kalp krizi geçirerek 2 oyunu oynadım. Oyundan çıkıp sabaha karşı beşte hastanedeydim.

Oynamayı hayal ettiğiniz bir karakter var mı? Keşke şu oyunda/dizide/filmde şu karakteri ben oynasaydım dediğiniz bir durum oldu mu bugüne kadar?

A’mak-ı Hayal diye oyunlaştırılmış bir roman var. Bunu hayata dökmek istiyorum. Böyle bir projem olsun istiyorum. Rejisör veya oyuncu olarak fark etmez ama bunu gerçekleştirmek istiyorum.

Şuana kadar içinde bulunduğunuz yapımlardan en keyif aldığınız yapım hangisiydi? Neden?

Canım Ailem ve Alacakaranlık projeleri ki her ikisi de Uğur Yücel’le yaptığım projelerdir. Özellikle canım ailemde olmaktan mutlu olduğumu söyleyebilirim.

“Çocuklar Duymasın” ve “Seksenler” üzerine konuşacak olursak neler söyleyebilirsiniz?

Çocuklar duymasın beni manen çok doyurdu. Psikolog olarak ünlendim. Mezar taşıma korkarım Psikolog yazılacak (gülüşmeler) Seksenler ve Çocuklar Duymasın benim için tipik aile mahalle işleridir. Birol Güven çocukluğunda gençliğinde mahallede ne yaşadıysa aynısını yazmış Seksenlerde. Seksenler şuan çok nostarjik. Bir fenomen haline geldi.

Birlikte oynamayı istediğiniz oyuncular var mı? Varsa kimler?

Haluk Bilginer’i çok severim. Onunla esaslı bir işte oynamak isterdim. Zuhal Olcay’ı çok severim onunla “Yeditepe İstanbul”da oynadım. Daha da oynamak isterim. Bunlar dışında ya oynadım ya oynayabileceğim insanlar var. Ah keşke şunla oynasaydım dediğim isimler yok bunlar dışında.

Sıradan bir gününüz nasıl geçiyor?

Haftada bir günümü evin erkek işlerine ayırırım. Ne olursa olsun bunu ihmal etmem. Başbakan da olsam bu böyle olacak. İş olmadığı zaman sakin bir şekilde ailemle geçiriyorum. Ailemle yalnızlaşmak istiyorum. Sanırım yaşlandım. (gülüşmeler)

Türkiye’de televizyon dizilerinin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Taklitçi değerlendiriyorum. Özgün yapımlar çok az. Taklitçi de olsa tarihi dizileri takdir ediyorum. “Muhteşem Yüzyıl” bence çok akıllıca bir yapım. Başarılı buluyorum. Yine de daha özgün şeyler yapılabilir. Uğur Yücel ispatladı bence “Canım Ailem” ile özgün şeyler yapılabileceğini. Polisiye dizilere çok üzülüyorum. Türkiye’de bu tip polisin karşılığı yok çünkü. Kültürümüzü yansıtmıyor diziler. Kopya yapılarak birçok dizi de izletilebilir ama özgün olmak önemli. 

Türkiye’de bugün tiyatroya gösterilen ilgi nasıl sizce? Yeterli mi? Arttırmak için neler yapılmalı?

Yeterli değil. Seyircilerle ilgili bir problem yok ama oyuncuların ilgisi yetersiz. Özellikle şehir ve devlet tiyatroları yapılandırılmalı. Bu ilgiyi de getirir. Zaten yakında bu tür çalışmalar olmasını bekliyoruz. Hatta tiyatro bir sektör haline gelmeli.

Dergimizle ilgili bir soru sormak istiyorum gündemi nasıl takip ediyorsunuz? Sosyal Medya ile aranız nasıl? Ne sıklıkla kullanıyorsunuz?

Gündemi çok sıkı takip ederim. Belli başlı gazetelerin internet sitelerini günlük takip ederim. Radyodan haberleri devamlı dinlerim. BBC Türkçe twitterda takip ediyorum. Facebook’u alaturka buluyorum. Dondurmayı düşünüyorum. Dedikodu kazanına döndü. Twitter daha farklı, son derece akıllıca bir mecra. Sosyal medya yarınlara bizi taşıyacak olan araç. Sosyokültürel anlamda önemli bir rol oynuyor.

Uzun yıllar sonra nasıl hatırlanmak isterdiniz?

Tiyatro için 10 yıldır yöneticilik yapıyorum. Gençler için yaptıklarımla hatırlanmak isterdim. Kızıma “Senin baban iyi bir insandı.” Denmesini isterim. Aklı başında soylu bir insan olarak hatırlanmak istiyorum. Başarılarımla değil insanlığımla hatırlanmak isterim. Benim için bu yeterlidir. Eğer bunları söyletebilirsem bu dünyada masrafı kurtarmışım demektir.

Eklemek istedikleriniz…

Yaptığınız iş çok güzel bir çaba örneği. Biz de okulda tek sayılık bir gazete çıkarmıştık. “Tirad Geliyorum Demez” isimliydi. Senle konuşunca bunu hatırladım. Nereden nereye…

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi

Marmara Medya Merkezi/E-Yayıncılık Birimi


Aybala Nur Girgeç

0506 857 29 67



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder