Tekirdağ'lı güzel oyuncu Berrak Güvem ile bir araya geldik. Buluştuğumuz cafede bizi oldukça sıcak ve kendisi kadar güzel bir gülümsemeyle karşılayan oyuncu sorularımıza cevap verdi ve ortaya bu röportaj çıktı. Röportajdan sonra güzel oyuncuyu okulumuz Marmara İletişim'de ağırladık. Pozitif enerjisi ve samimi tavırları sayesinde buluştuktan 2 3 saat kadar sonra kendimizi okul kafeteryasında birbirimize fal bakarken bulduk :) Oldukça keyifli gerçekleştirdiğimiz söyleşide Güvem tiyatro serüvenini anlattı. Tiyatro, gençlik yıllarında birçok kişi için tercih edilen bir uğraş oluyor. Bazılarında da zamanla tutkuya dönüşüyor, sizin tiyatro serüveniniz nasıl başladı?
İlkokuldayken okulda bana sürekli şarkı söyletirlerdi. Tüm etkinliklerin başında ben gelirdim. Okulda düzenlenen programlarda sunuculuk yapardım. Hocalarım baktılar ki benim matematiğim, fiziğim kötü sen yetenekli bir kızsın bari güzel sanatların sınavına gir dediler. Güzel sanatlar o zaman daha yeni açılmıştı. Sadece resim ve müzik bölümü vardı ben de hocalarımın yönlendirmesiyle 2004 yılında müzik bölümüne girdim. Keman, piyano çalıyorum. Ailem müzik öğretmeni olmamı istedi. Fakat ben tiyatro yapmak istiyordum. Sınavlara hazırlandım. Müjdat Gezen Sanat ve Kültür Merkezinde üç buçuk sene oyunculuk eğitimi gördüm. MSM’deyken tiyatro yapmaktan bunalmıştım bırakmayı bile düşündüm. Fakat insan sahneye bir kere çıkınca hep çıkmak istiyor.
Tiyatro çocukluk hayaliniz miydi? Çocukken ne olacaksınız sorusuna ne cevap veriyordunuz?
Çocukken sporla ilgiliydim. Bu sebepten dolayı beden eğitimi öğretmeni olmak istiyordum. Müziğe başladığımda sanatla ilgili bir şeyler yapmam gerektiğini fark ettim. Lisedeki yıllığıma baktığımda “İleride çok ünlü olacaksın. İleride iyi bir sanatçı olacaksın.” tarzı şeyler görüyorum.
Hiç pişmanlık duydunuz mu tiyatroyu seçtiğinize? Mesleğinizin zorlukları neler?
Benim hep avukatlık okuma isteğim vardı. Sonuçta oyunculuğu eğitim almadan da yapabiliyorsun. Eğitim pek fazla bir şey değiştirmiyor. Dizi piyasasındaki insanlar eğitime fazla bakmıyorlar. Sadece dış görünüşün ve kamera karşısında nasıl durduğunuz önemli. Avukatlık okumuş olsam iyi olabilirdi. Yine de pişman değilim. Zorluklarına gelirsek açıkçası tiyatro beni zorlayan bir şey değil. Çok keyif alıyorum bu işi yaparken. Provalara her zaman keyifle gidiyorum. Dizi oyunculuğu tiyatro oyunculuğuna göre çok daha zor.
“Ayıp Ettik” ekibine nasıl dahil oldunuz?
Bu sezon tiyatro yapmak istiyordum. “Ayıp Ettik” oyununun yazarı ve yönetmeni Uğur Yağcıoğlu benim arkadaşım. Paşhan Yılmazel de arkadaşım. Paşhan’la sohbet ederken Uğur’la tiyatro yaptıklarını söyledi. Oyundan bahsetti.Uğurla konuştuğumda beni hemen provalara çağırdı ve bu işin içinde olmamı istediğini söyledi. Gider gitmez rolümü aldım. Böyle şeyler biraz şans kısmettir.
“Ayıp Ettik”ten önce yer aldığınız projelerden bahseder misiniz?
“Bıkmış Balıklar”, “Uçurum”, “Mavi Kelebekler” dizilerinde oynadım. En son Avea reklam çekimlerindeydim. Genel olarak reklamlarda oyunculuğum var. 2 sene önce Turkcell’in 3G yüzü oldum. Bu benim ilk deneyimimdi.
Kuliste veya oyun esnasında yaşadığınız ve unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız bizimle?Oyunda bir sahnede arkadaşımın bana vurması gerekiyordu. Provalar esnası nda çok sert vurdu. Ayağımda topuklu ayakkabı vardı. Çok sert düştüm. Bunu unutamıyorum.
Oynamayı hayal ettiğiniz bir karakter var mı? Keşke şu oyunda şu karakteri ben oynasaydın dediğiniz bir durum oldu mu bugüne kadar?
Psikopat birini oynamayı çok istiyorum. Duruş itibarı ile masum bir yüzüm olduğu için insanlar diğer yanımı da görsünler şaşırsınlar istiyorum. Oyunculuğumu en iyi gösterebileceğim rol o bence. Belki de bir hayat kadınını oynayabilirim. Muhteşem Yüzyılda oynamayı gerçekten çok isterdim. Mesela Cansu Dere’nin dizide aldığı rolü çok iyi yapabilirdim. Kayıp Şehir’de Gökçe Bahadır’ın oynadığı rolü de çok beğeniyorum.
Birlikte oynamayı istediğiniz oyuncular kimler?
Kıvanç Tatlıtuğ ile oynamak isterim. Kıvanç’ın garip bir enerjisi var. Haluk Bilginer ile oynamayı da çok isterim.
Gündemi nasıl takip ediyorsunuz? Sosyal Medya ile aranız nasıl? Ne sıklıkla kullanıyorsunuz?
Sosyal medyayla aram çok iyi. Twitter’ı çok kullanıyorum. Instagram kullanıyorum. Facebook’a çok girmiyorum. Gündemi Twitter’dan takip ediyorum. Bütün haberleri orda bulabildiğim için açıp gazete okuma gereksinimi duymuyorum. Twitter benim için kötü bir bağımlılık. Her boş kaldığımda kontrol ederim.
Tiyatro sinema ve televizyonla ilişkileriniz nasıl? Çok iyi. Sinemaya giderim. 2 gün önce Hamlet’e gittim. En son Ben Affleck’in filmini izledim. Evim Sensin’i de izledim. Beğendim ama Fahriye Evcanın rolü biraz abartılı gibi geldi, yapmacık geldi. Ama genel olarak güzeldi hatta bir yerinde ağladım bile.
Bizim soracaklarımız bu kadar, eklemek istediğiniz bir nokta var mı?
Çok kolay bir işin içinde değilim açıkçası. Eğer bunu yapmak isteyenler olursa onlara tek söyleyeceğim şey; kendilerini geliştirsinler. Her anlamda. Kitap okumak gerekiyor, gündemi takip etmek, oyunlara gitmek vs. çünkü biz insanı anlatıyoruz. Hayatta nelerin olduğunu bilmek zorundayız. Bu işi isteyen varsa iyi düşüsün, iyi karar versin. Bir yerlere gelebilmek için kararlı olmak gerekiyor. O yüzden ben sevdiğim mesleği yapıyorum, doğru yolda olduğumu düşünüyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder