20 Ekim 2013 Pazar

"WEB"İN GELİŞİM SÜRECİNE ÖĞRENCİ GÖZÜNDEN BİR BAKIŞ


WWW, Web, ya da W3 (World Wide Web), yazı, resim, ses, film, animasyon gibi pek çok farklı yapıdaki verilere kompakt ve etkileşimli bir şekilde ulaşmamızı sağlayan bir çoklu hiper ortam sistemi. Web dediğimizde özellikle derslerde de çokca duyduğumuz bir konu var; Web'in gelişim süreci. Terimsel ifadelere fazla girmeden herkesin anlayabileceği tarzda açıklanması gerektiğini düşündüğüm bir konu Web 1.0 ile Web 2.0 arasındaki farklar. Her İletişim öğrencisinin en azından "Web 1.0 neydi?", "Web 2.0 ile ne oldu?", "Web 3.0 ne getirecek?" sorularına yanıt verebilmesi gerektiğini düşündüm. Kendimin de bu konudaki eksiklerini gördüm. Konuyla ilgili kaynaklara ulaşarak ufak bir araştırma yaptım. Edindiğim bilgileri sizlerle dilim döndüğünce kısa da olsa paylaşmak istedim. 



1990'lar yani hepimizin evine internetin yavaş yavaş girdiği yıllar Web 1.0 olarak kabul ediliyor. 2004 sonrası ise Web 2.0 olarak. Peki bu fark nedir ?


WEB 1.0

Web 1.0 internetin ilk dönemi için kullanılan kavramdır.Web 1.0 da kullanıcılar sadece okuyucuydu. Yalnızca bilgiyi alabiliyorlardı. Çünkü konum gereği bu kadarına izin verilen bir kullanıcı topluluğu vardı. Tüm kontroller web sitelerinin ellerindeydi. Kullanıcılar internet sitelerini bilgi edinme amacıyla ziyaret ederdi. Ulaştığı bilgiyi alır ve siteden giderlerdi. Kullanıcı olarak içeriğe yorum yapma, katkıda bulunma ve içerik üretme gibi bir olanak yoktu. İnsan etkileşiminin olmadığı bir dönemdi diyebiliriz. Zaman içerisinde internet kullanımının artması ile beraber kullanıcılar ihtiyaçlarını karşılayacak içeriklere ulaşamamaya başladılar. İçeriklerin yetersizliği ve kullanıcının içeriğe müdahale edebilme isteğinin yanı sıra kendi içeriğini oluşturma paylaşma ve etkileşim ihtiyacı son derece arttı. Bu ihtiyaçlar Web 2.0'ın ortaya çıkmasına sebep oldu.



WEB 2.0


Tim O'Reilly Web 2.0'ın tanımını yaparken "Ağ etkilerini daha çok insanın kullanabilmesi için programlar kurulması" cümlesini kullanır.Web 2.0 kavramı dünyamıza 2004 senesinde giriş yaptı. Bu kavram internet kullanıcılarının ortaklaşa ve paylaşarak yarattığı sistemleri yani ikinci nesil internet hizmetlerini tanımlar. Web 2.0 dönemi ile webde insan etkileşimi başladı. Kullanıcılar önceki dönemdeki pasif tüketici kimliklerini bırakarak üretici ve aktif bir rol oynamaya, içerik oluşturmaya, içerik paylaşmaya, yorumlamaya başladı. Web 2.0 toplulukları bir araya getiren daha dinamik özelliklere sahip bir konsept ortaya çıkardı. Bu yeni konseptte kullanıcı yüzde 100 odak noktası olabilmekte.
İlk Web 2.0 konferansında; Web 2.0'ın babası Tim O'Reilly Web 2.0 prensiplerini şöyle sıraladı:

  • Bir platform (ortam) olarak İnternet.
  • Verilerin üstün gücü.
  • Katılım mimarisi ile ağ etkileri.
  • Açık kaynak gelişimi.
  • İçeriğin ve servis sendikasının hafif yük getiren işletme modelleri.
  • Programların benimsenme döneminin sonları.
  • Tek bir aletin üstündeki yazılımlar.
  • İlk benimsenenler tarafından kolayca alınabilmesi.
Web 2.0 döneminin ilk siteleri Wikipedia, Youtube gibi sitelerdir. Web 2.0 dönemi ile beraber sitelerin tasarımında da büyük değişiklikler yaşandı. Web 1.0 döneminde yani internetin bebeklik çağlarında teknik bilgi yetersizliği yüzünden basit tasarımlı sayfalar yerini başarılı ve kullanılabilirliği yüksek sayfalara bıraktı. Web 2.0 yani şu anda içinde bulunduğumuz dönem sadece teknolojilerle ilgili değil, internete bakış açımızla da ilgili bir kavram. 

Kullanıcıların içeriğe müdahale edebiliyor olmasının anlamı üzerine düşünecek olursak internet haber sitelerine bakmamız kavramamız için yeterli olacaktır. Örneğin internetten bir haberi okudunuz: "X kişisi Y yere gitti Q halkıyla kucaklaştı." haberin altındaki yorumlara baktığınızda kullanıcıların X kişisine bakış açılarını, Y yerine daha önce gidenlerin o yerle ilgili görüşlerini, Q halkına toplumun bakış açısını hemen öğrenebilirsiniz. Bunun yanı sıra X kişisiyle ilgili haberin içeriğinde yer almayan bir çok bilgiye de sadece yorumlara göz atarak sahip olabilirsiniz. Y yeriyle ilgili deneyimlerinizi anında yorum olarak ekleyip herkesin beğenisine sunabilirsiniz.

Web 2.0 ve Sosyal Medya:
2005'ten sonraki yıllarda yani Web 2.0 kültürü kullanıcılar tarafından benimsenmeye başladığında yeni bir kavram daha ortaya çıktı: Sosyal Medya. Bu medya sisteminde çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılması sağlandı.
2003 yılında MySpace, 2004'te Facebook ve Youtube, 2006'da Twitter hayatımıza girdi. 
 Web 1.0'ı geleneksel medyaya Web 2.0'ı ise yeni medyaya benzetirsek yanlış bir benzetme olmayacağını düşünüyorum. "Sosyal Medya" katılım çağının annesidir diyebiliriz aslında.
Sosyal medyanın kişiler üzerinde etkileri hakkında konuşacak olursak; gerçeklere verilen önem fikirlere verilmeye başlanmasına vurgu yapmamız gerekir. Bireylerin objektif olmasından ziyade samimi olması önemli hale gelmeye başladı. Bireyler isimlerin arkasına saklanarak fikirlerini daha rahat ifade edebilir hale geldi. Twitter fenomenlerinden Argostroloji ile yaptığım röportajda kendisi aslında sosyal medyanın kişiler üzerinde etkisini oldukça iyi anlatmıştı. O röportajı buradan okuyabilirsiniz
Sosyal medyanın kişiler üzerinde etkisi olduğu kadar toplumlar üzerindeki etkisi de çok büyük. Kişilerin bir araya gelerek topluluk oluşturmalarına, fikri tartışmalar yapmalarına kolaylık sağlayan sosyal medya bunun yanısıra aynı görüşü paylaşan bireylerin bir araya gelmesini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Bu öyle bir hal almış durumdaki Mısır'da gerçekleşen devrimde sosyal medyanın etkisi görmezden gelinemeceyek kadar büyük. 2011 yılı Twitter istatistiklerine baktığımızda o sene içerisinde atılan tweetlerde en çok kullanılan kelimenin "Mısır" olması bahsettiğimiz konuyu en iyi temsil eden örneklerden bir tanesi. 
 
 Sosyal Medya konusuna ilginiz varsa kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap var. Marmara İletişim'den çok değerli Tolga hocamızın Sosyal Medya Endüstrisi adlı  kitabı kesinlikle alınıp okunmalı.
Tolga Kara'nın Sosyal Medya Endüstrisi kitabını buradan edinebilirsiniz.


WEB 3.0, (Semantik Web, Anlamsal Ağ)


 Web 2.0'dan sonra "daha fazla ne olabilir ki ?" diye sorarken karşımıza bir de Web 3.0 çıkıyor. Peki Web 3.0 daha fazla ne yapabilecek?
Web'in babası Tim Berners-Lee diyor ki;
"Web için bir hayalim var, öyle ki bilgisayarlar web üzerindeki bütün veriyi, içerikler, linkler ve insanlarla bilgisayarlar arasındaki bütün işlemler gibi, analiz etmeye muktedir olacaklar. Henüz ortaya çıkmamış olsa da, ortaya çıktığı zaman Semantik Web ticaretin günlük mekanizmaları, bürokrasi ve günlük yaşamlarımız birbiri ile konuşan makineler tarafından yürütülecek. İnsanlığın asırlardır konuşup durduğu ‘akıllı ajanlar’ nihayet gerçekleşecek.”

 Web 3.0'daki amaç verilerin iyi tanımlanmış ve bağlantılandırılmış olmasından yararlanarak servislerin geliştirilmesi. Devasa boyutlarda bir veri tabanı olduğunu varsayalım, Web 3.0 "sezgi sahibi yapay zeka" uygulamalarından yararlanacak ve semantik teknolojisi işte bu veritabanına ulaşarak bizi doğrudan aradığımız konuya yönlendirecek. Web 3.0 sayesinde internet bir yapay zeka ağı olarak kullanılacak diyebiliriz. Çok kullanılan bir tabirle; “Web 3.0; internet kontrolünün insanın elinden çıktığı web dünyasıdır” da diyebiliriz aslında.
Web 3.0'da karşımızda bir robot değil bizi anlamaya çalışan bir yapay zeka olacak. Bir örnekle açıklayacak olursak internet alışverişi konusundan bahsedebiliriz. Bir internet sitesinden aldığınız bir kazak Web 3.0 sayesinde bir sonraki alışverişinizi de etkileyecek. Kırmızı salaş bir kazak aldık diyelim. Web bizim kırmızı salaş duran bir kazak aldığımızı bildiği için bir sonraki alışverişte karşımıza kırmızı, salaş, kazak tipi örnekleri ön plana çıkaracak. İnternetten Fransız bir yazara ait aşk konulu bir roman satın aldığımızı varsayalım. Bir sonraki kitap alışverişinizde karşınızdaki ekranda ön planda Fransız yazarlar ve aşk romanları alacak































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder